Kitap hakkında
18. yüzyıl Osmanlı ekonomisinin can damarlarından biri olan İstanbul Gümrüğü’nü mercek altına alan bu çalışma, dönemin mali ve ticari dinamiklerini arşiv belgeleri ışığında aydınlatıyor. Erzurum’dan başkent İstanbul’a uzanan ticaret ağlarının izini süren araştırma, gümrüklerin devlet hazinesi ile ekonomik hayat arasındaki kritik rolünü iki ana eksende ele alıyor: Bir yandan mali bir kurum olarak gümrüklerin işleyişi, gelirleri ve yönetim yapısı incelenirken, diğer yandan başkentin iç ve dış ticaretindeki merkezi konumu, gümrük kayıtları üzerinden somut verilerle ortaya konuyor.
Dönemin ticaret yollarının kesişim noktası olan İstanbul’un liman ve şehir kimliği, gümrüklerin sağladığı verilerle yeniden çiziliyor. Yazar, Osmanlı maliyesinin derinliklerine inerek gümrüklerin sadece bir gelir kaynağı olmadığını, aynı zamanda ekonomik hareketliliğin ve ticari ilişkilerin de bir göstergesi olduğunu vurguluyor..
Dönemin ticaret yollarının kesişim noktası olan İstanbul’un liman ve şehir kimliği, gümrüklerin sağladığı verilerle yeniden çiziliyor. Yazar, Osmanlı maliyesinin derinliklerine inerek gümrüklerin sadece bir gelir kaynağı olmadığını, aynı zamanda ekonomik hareketliliğin ve ticari ilişkilerin de bir göstergesi olduğunu vurguluyor..