Kitap hakkında
Konya'nın arka sokaklarında, Teksas Pavyonu'nun gölgesinde bir durakta başlıyor her şey. Belediye otobüsünü beklerken, Alaaddin Tepesi'ne yaslanmış eski bir tuvaletin duvarları, rengârenk dansöz ve şarkıcı afişleriyle dolup taşıyor. Bir adam, yanındaki çocuğa dönüp "Boyunun yettiği kadarını yırt," diye emrediyor. "Git Hocam, artık biraz akıllıca işler yapalım. Sana yırt diyorum işte!" Sesindeki kararlılık, sıradan bir günü unutulmaz bir anıya çeviriyor. Ahmet Şükrü Kılıç'ın kaleminden çıkan bu kısa ama etkileyici hikâye, basit bir emirle başlayan yolculuğun, aslında hayatın karmaşık oyunlarına nasıl meydan okuduğunu gösteriyor. 85 sayfada, sıradanlığın içinde saklı derin anlamları keşfederken, okuyucu da kendi "oyun bozan" anlarını sorgulamaya davet ediliyor.