Kitap hakkında
Zeynep Aynur Akman’ın *Oyuncaklar Ülkesi*, çocukluk anılarının tozlu sandıklarından çıkan bir dramı anlatıyor. Küçük bir kızın gözünden, hayal gücünün sınırsız dünyasıyla gerçek hayatın acımasız yüzleşmesi, sayfalar arasında soluk soluğa ilerliyor. Oyuncakların canlandığı, konuşup düş kurduğu bu masalsı ülke, aslında kaybolan umutların ve unutulmaya yüz tutan masumiyetin bir aynası.
Kırılgan bir çocuğun iç sesi, yetişkinlerin dünyasının katı kurallarıyla çarpışırken, okuyucu da kendi çocukluğunun izlerini sürmeye başlıyor. Kırk dört sayfalık bu kısa ama etkileyici metin, sessiz çığlıkların ve bastırılmış duyguların nasıl bir patlamaya dönüşebileceğini ustaca işliyor. Akman, sözcükleri öyle bir yerleştiriyor ki, her cümle bir oyuncağın parçaları gibi birleşip ayrılıyor; kimi zaman neşeli, kimi zaman hüzünlü bir bütün oluşturuyor.
Kırılgan bir çocuğun iç sesi, yetişkinlerin dünyasının katı kurallarıyla çarpışırken, okuyucu da kendi çocukluğunun izlerini sürmeye başlıyor. Kırk dört sayfalık bu kısa ama etkileyici metin, sessiz çığlıkların ve bastırılmış duyguların nasıl bir patlamaya dönüşebileceğini ustaca işliyor. Akman, sözcükleri öyle bir yerleştiriyor ki, her cümle bir oyuncağın parçaları gibi birleşip ayrılıyor; kimi zaman neşeli, kimi zaman hüzünlü bir bütün oluşturuyor.