Kitap hakkında
15 Temmuz gecesi, Gölbaşı’nda bir an bile durmayan zamanın içinde her şey bir anda değişiverdi. Önce kulakları sağır eden bir uğultu yükseldi, ardından kör edici ışıklar patladı gökyüzünde. Toprak sanki ayaklarının altından kaydı, bedeni havada savrulurken beline saplanan keskin bir sancıyla yere yapıştı. Gözleri, nizamiyenin duvarından kopup gelen demirin ayağını delip geçtiğini gördü. Yakınında iki silah arkadaşı, alevlerin içinde kıvranıyordu; biri kımıldamadan yatıyor, diğeri ise gökyüzüne uzanmaya çalışıyordu. Etrafta, paramparça olmuş araçlar, yıkıntıya dönmüş binalar ve yerde cansız yatan onlarca özel harekâtçı... Tarihin en kara günlerinden biri miydi bu? Çanakkale’nin, Sakarya’nın, Malazgirt’in yankısı mıydı? Hayır, bu kez savaş alanı vatanın ta kalbiydi.
Bu kitap, o geceyi ve çok daha fazlasını anlatıyor. Özel harekâtçıların gözünden terörle mücadelenin görünmeyen yüzü, sınır boylarında yaşanan.
Bu kitap, o geceyi ve çok daha fazlasını anlatıyor. Özel harekâtçıların gözünden terörle mücadelenin görünmeyen yüzü, sınır boylarında yaşanan.