Kitap hakkında
Atila Er, mektubun büyüsünü yeniden canlandırıyor; bu kez de kalemini samimiyetle kâğıda döktüğü ikinci eseriyle. İnsan yüreğinin derinliklerinden süzülen sözcükler, zamanın ötesine geçerek okurla buluşuyor. Yazmak, bir ihtiyaçsa eğer, mektup da bu ihtiyacın en içten hali. İster elle yazılmış bir satır, ister dijital bir ekranda parıldayan harfler olsun, duyguların dili hiç eskimez. Er, bu zorlu ama bir o kadar da naif türde ustalığını bir kez daha kanıtlıyor. Sayfalar arasında gezinen her satır, sanki doğrudan size fısıldanmış gibi. Acele etmeden, her kelimenin tadına vararak okumak gerekiyor bu mektupları. Çünkü bazı sözler, ancak sessizlikte anlam kazanıyor.