Kitap hakkında
Ah, ne çok istiyoruz, Mümtaz Bey; nasıl güçlü bir içgüdüdür bu ‘olma’ isteği. Bizden büyük bir şeylerin parçası olmak için yırtınıyoruz. Ben de benzer şeyler istedim önce. Ben de çoğumuz gibi korkak ve acizdim. Ama alışageldiğimiz yöntemler beni ikna edemedi; o sözleri ninni sayıp uyuyamadım. Hâliyle, bana başka bir şey gerekiyordu. Nefes alabileceğim bir insan, olabilirse bir yer ya da bir sınır. Ruh eşi misali bir ruh yeri. İçinde kendim olabileceğim yeni bir okyanus, yeni bir doğa. Tüm bu arayışlar içinde ezilirken, dışarıdaki dünyanın havasında nefes alamıyordum. Şehirlerin o parlak gökyüzünde kendimi özgür hissedemiyorum bir türlü. Yıllarca kendime ait bazı duvarlar, bazı fanuslar düşledim. Yaşamak benim için bu tip bir arzu; kalanı ise ıstırap oldu yıllarca. Bu bir yaşam tarzı, Mümtaz Bey. Bu bambaşka bir şey. Keşke bu kadar arayışa rağmen bunları anlatabilecek kelimeleri bulabilsem şu an.