Kitap hakkında
Muhammed Münzevi’nin dizeleri, bir şairin içinden geçen fırtınaları fısıldar gibi anlatır. Sözcükler, bazen alaycı bir gülümsemeyle, bazen acı bir itirafla dökülür sayfalara. "Beni izliyorlar, gülüyorlar" derken, yalnızlığın ve dışlanmanın ağırlığını taşır satırlar. Kışları aşmış, soğuğu bilmiş bir yürek, öpücüklerin bile fiyatı olmadığını haykırır: "Biçersen tarlalar kurur." Bahçelere girmek yasak, kapılar kapalıdır; ellerinde zerzevat, bir yabancı gibi durur şair. Eskiden kutsal olanın hükmü tükenmiş, akşamlar artık dayanılmaz gelmektedir. Maskesiz girilen balolar, riya dolu cepler, dansların arasında kaybolan kimlikler... Sonunda kapı kapanır, kale duvarlarından aşağı yuvarlanır her şey. Münzevi, sözcükleriyle bir çığlık atar: İçindekileri saklamak mümkün mü gerçekten?