Kitap hakkında
Mehmet Dürdali Karasan, genç yaşta savaşın acımasız yüzüyle tanışan bir askerin unutulmaz hikâyesini kaleme alıyor. Ailesi tarafından yaşı büyütülerek Antalya’daki öğretmen okuluna gönderilen Karasan, henüz on dört yaşındayken, "on beşliler" diye anılan 1899 doğumlularla birlikte askere alınır. Kısa bir eğitimden sonra 1916’da Suriye-Filistin Cephesi’ne yollanır. Gazze’de yaralanıp hastanede tedavi gördükten sonra Nablus’ta esir düşer ve Mısır’daki Seydibeşir Kampı’nda iki yıl süren zorlu günler yaşar. Savaşın bitiminde, ailesi onun şehit olduğunu sanırken, büyük güçlüklerle memleketi Kalkan’a döner. Ancak bu dönüş uzun sürmez; 1921’de İstiklal Harbi’ne çağrılır ve 9 Eylül 1922’de İzmir’e giren ilk birlikler arasında yer alır. Yıllar sonra, 1942’de üçüncü kez askere alındığında, artık hayatının büyük bir bölümünü cephelerde geçirmiş bir gazidir.
Karasan’ın anıları, sadece kişisel bir serüven değil, aynı.
Karasan’ın anıları, sadece kişisel bir serüven değil, aynı.