Kitap hakkında
Bazen gerçek sandıklarımız, aslında zihnimizin bize oynadığı bir oyun mudur? Ya da tam tersi: görmezden geldiğimiz, yok saydığımız şeyler, asıl gerçek olabilir mi? *Pera’daki Huzur*, bu ikilemin ortasında kalan bir kızın hikâyesini anlatıyor. Onun için bedeninin bulunduğu dünya, geçici bir rüyadan ibaret; ruhunun bağlı olduğu yer ise tek gerçek. Peki bu ayrımı nasıl keşfetti? Ya da keşfedebildi mi? Yaşadığı çatışma, aslında hepimizin içinde yankılanan bir soru işareti: Hangi dünyaya ait olduğumuzu nasıl bileceğiz? Yarınlarımızı huzurla inşa edebilmek için hangi gerçeği seçmeliyiz? Düşüncelerin sınırlarında gezinen, zihnin derinliklerine dalan bir öykü.