Kitap hakkında
Fatih Güçlü'nün *Peşinde* adlı romanı, bir coğrafyanın kaderini sırtlanmış karakterlerin peşine düşüyor; Anadolu'nun tozlu yollarından Avrupa'nın soğuk sokaklarına, oradan da Amerika'nın karmaşık labirentlerine uzanan bir yolculuk bu. Yazar, yerel olanın evrensel yankılarını ustaca işlerken, insanın kendini arayışının sınır tanımayan doğasını sorguluyor. Horatius'un o ünlü dizesine modern bir yanıt arıyor: Kaçmak, gerçekten bir kurtuluş mu, yoksa sadece başka bir yüzleşme mi? Roman, merakla felsefenin iç içe geçtiği bir atmosferde ilerlerken, okuru da derin bir muhasebeye davet ediyor.
"Her gece yastığa başımı koyduğumda, kaçtığım benliğim gelip boğazımı sıkıyor. Henry, eğer her şeyi biliyorsan, beni de bu işkenceden kurtar. Kurtulmaya çalıştıkça daha çok batıyorum; insanlara zarar veriyor, ruhumu karartıyorum. Bu bataklıktan çıkış yok sanki..." Dostoyevski'nin o ağır sorumluluk duygusu, bu satırlarda.
"Her gece yastığa başımı koyduğumda, kaçtığım benliğim gelip boğazımı sıkıyor. Henry, eğer her şeyi biliyorsan, beni de bu işkenceden kurtar. Kurtulmaya çalıştıkça daha çok batıyorum; insanlara zarar veriyor, ruhumu karartıyorum. Bu bataklıktan çıkış yok sanki..." Dostoyevski'nin o ağır sorumluluk duygusu, bu satırlarda.