Kitap hakkında
Tiyatro, sahne ışıklarının ötesinde çok daha derin bir güce sahiptir. Alman yönetmen Erwin Piscator’un ortaya koyduğu politik tiyatro kuramı, bu sanat dalının toplumsal dönüşümdeki rolünü çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Piscator’a göre tiyatro, sadece bir eğlence aracı değil, iktidarların ve muhalefetin elinde güçlü bir propaganda silahıdır. Tarih boyunca yönetenler de yönetilenler de tiyatroyu kendi amaçları doğrultusunda kullanmış, sahneyi ideolojilerini yaymanın bir aracı haline getirmişlerdir.
Türkiye’nin kuruluş yılları da bu açıdan dikkat çekici bir örnektir. Atatürk döneminde tiyatro, yeni devletin inşasında önemli bir rol üstlenmiştir. Sahne, modernleşme hamlelerinin ve toplumsal dönüşümün bir parçası olarak görülmüş, halkın zihninde yeni bir birey ve toplum modeli yaratma çabasına hizmet etmiştir. Bu kitap, o dönemin tiyatro metinlerini politik tiyatro kuramı çerçevesinde ele alarak,.
Türkiye’nin kuruluş yılları da bu açıdan dikkat çekici bir örnektir. Atatürk döneminde tiyatro, yeni devletin inşasında önemli bir rol üstlenmiştir. Sahne, modernleşme hamlelerinin ve toplumsal dönüşümün bir parçası olarak görülmüş, halkın zihninde yeni bir birey ve toplum modeli yaratma çabasına hizmet etmiştir. Bu kitap, o dönemin tiyatro metinlerini politik tiyatro kuramı çerçevesinde ele alarak,.