Kitap hakkında
Pencereden süzülen kuşun sesi, çağrılmamış bir misafir gibiydi. Oysa karanlığı ben çağırmıştım; yedi dağın ardındaki sislerden, yedi denizin ötesindeki uğultudan. Dokuz gün boyunca yalın ayak yürüdü, peşinde koca bir kervan dolusu sızlanmayla kurdu çadırını. Oklarımı, hançerlerimi elimde sıkı tuttum. Hangi kıvılcımın hangi yanı yakacağını kestiremiyordum. Gölgeler arasında kaybolan hikâyeler, fısıltılar misali dolaşıyordu etrafta. Her adımda bir sır, her nefeste bir tehdit vardı. Beklemekten yorulmuş, ama vazgeçmekten de korkan birinin hikâyesiydi bu.