Kitap hakkında
Farilya’nın hayatı, küçük yaşta kaybettiği anne ve babasının ardından bir mücadeleye dönüşmüştü. Eril şiddetin gölgesinde büyüyen kadınlar ve çocuklar için var olmaya karar vermiş, Kuzguncuk ile Beşiktaş arasında geçen günlerinde sessiz bir direnişin parçası olmuştu. Ta ki o yemek davetine kadar. Karşılaştığı adam, her şeyi alt üst eden bir fırtınaya dönüşecekti. Aşk, artık onun için kör bir inançtı; tutkuyla nefretin, sevgiyle acının iç içe geçtiği bir uçurum. Gözlerinin önünde olup bitenleri görmezden gelirken, dostu Ruhi’ye açıldığı anılarında, iyiliklerin ardındaki karanlığı, masumiyetin içindeki çirkinliği fark etmeye başlar. Ama belki de fark etmek için geç kalmıştır. Çünkü bu kez, onu esir alan saçların güzelliği değil, kendi körlüğü olacaktır.