Kitap hakkında
Nişaburlu Feridüddin Attâr, Anadolu’nun manevi iklimine yüzyıllardır kök salmış bir isim. 12. yüzyılda yaşamış bu büyük mutasavvıf, Moğol istilasının yarattığı kaosun ortasında, aşk ve hikmetle insanları yüceltmeye çalıştı. Eserleri, o dönemde Belh’ten göç eden Mevlana ailesiyle birlikte Anadolu’ya ulaştı; hatta genç Mevlana’ya armağan ettiği *Esrarname*, onun yanından hiç ayrılmadı. Attâr’ın sözleri, Selçuklu ve Oğuz kültürünün izlerini taşıyan Nişabur’dan çıkıp, Anadolu’nun düşünce dünyasını besledi. Yedi asırdır dilden dile dolaşan bu eserler, acıların gölgesinde bile umudu yeşerten bir rehber gibi. Attâr, zamanın sert yüzüne rağmen, insanın içindeki iyiliği ve güzelliği hatırlatmayı seçti. Onun hikâyeleri, bugün bile aynı coğrafyanın ruhunda yankılanmaya devam ediyor.