Kitap hakkında
Branislav Nuşiç, 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı’nın Balkanlar’daki etkisini yitirdiği bir dönemde, *Ramazan Geceleri* ile farklı bir pencere aralar. Siyasi çalkantıların gölgesinde yazdığı bu eser, savaşların ve isyanların gölgesinde kalmış bir coğrafyanın günlük yaşamına odaklanır. Nuşiç’in anlattıkları, çöküşün ortasında bile çarşıların, mahallelerin ve insan ilişkilerinin nasıl canlı kaldığını gösterir. Ne geçmişe özlem ne de karamsarlık vardır satırlarında; aksine, sokakların, evlerin ve Ramazan gecelerinin sıcaklığını, konuşmalardaki samimiyeti yakalar.
On iki öyküden oluşan kitap, Rumeli’nin kültürel dokusunu adeta bir tablo gibi sergiler. Evlerin mimarisinden eğlence alışkanlıklarına, kadın erkek ilişkilerinden toplumsal dinamiklere kadar pek çok ayrıntıyı, halkın kendi diliyle aktarır. Sırpça yazılmış olmasına rağmen Türkçe kelimelerle bezeli bu metinler, o dönemin çok dilli, çok kültürlü.
On iki öyküden oluşan kitap, Rumeli’nin kültürel dokusunu adeta bir tablo gibi sergiler. Evlerin mimarisinden eğlence alışkanlıklarına, kadın erkek ilişkilerinden toplumsal dinamiklere kadar pek çok ayrıntıyı, halkın kendi diliyle aktarır. Sırpça yazılmış olmasına rağmen Türkçe kelimelerle bezeli bu metinler, o dönemin çok dilli, çok kültürlü.