Kitap hakkında
K. Ümit Mutlu’nun *Refakatçi*si, büyümeyi reddedenlerin hikâyesini anlatıyor; bir tür olgunlaşamama destanı. Romanın kahramanları, narin bedenleriyle adeta yok olmaya yüz tutmuş çocuklar: ağırlıkları yok gibi, zamanla küçülüyorlar, hatta gölgeleri bile silikleşiyor. Onlara eşlik eden cüceler ise sanki bu solgun varlıkların eksik kalan gölgeleri gibi, sessiz bir refakat sunuyor. Jale Parla’nın deyişiyle, bu çocuklar dünyanın acımasız düzenine isyan ederken, bazen de o düzenin altında eziliyor.
Diyaloglar, keskin bir ironiyle örülü: "Siz, neden-sonuç ilişkisinden yoksun, para harcayıp alkış tutarak mutlu mesut yaşayan seçkinler sürüsüsünüz. 10-20 yıldır seri üretimle piyasaya sürülüyorsunuz, her köşe başında karşıma çıkıyorsunuz – Mary Jane Primrose’lar gibi." Kahramanın kaşını kaldırarak söylediği gibi, "Kaba ve küstah olmayı marifet sayanlardan değilim." Ama iş dışında konuşmak bile tehlikeli bir sınır.
Diyaloglar, keskin bir ironiyle örülü: "Siz, neden-sonuç ilişkisinden yoksun, para harcayıp alkış tutarak mutlu mesut yaşayan seçkinler sürüsüsünüz. 10-20 yıldır seri üretimle piyasaya sürülüyorsunuz, her köşe başında karşıma çıkıyorsunuz – Mary Jane Primrose’lar gibi." Kahramanın kaşını kaldırarak söylediği gibi, "Kaba ve küstah olmayı marifet sayanlardan değilim." Ama iş dışında konuşmak bile tehlikeli bir sınır.