Kitap hakkında
20. yüzyılın başlarında sanat, ustalarını yetiştirirken Rainer Maria Rilke de kendi yolculuğunda derin izler bırakacak isimlerle karşılaşır. Auguste Rodin ve Paul Cézanne, bu yolculuktaki en önemli duraklardır onun için. Onlarla kurduğu bağ, sadece bir dostluk değil, aynı zamanda bir aydınlanmadır. Sanatın ve yaşamın gizemlerini doğanın sessiz dilinde aramayı öğrenir Rilke. Gözünü açan, bakışını derinleştiren bu ilişki, ona "görmenin" aslında ne demek olduğunu gösterir. Her fırça darbesinde, her yontuda saklı olanı keşfetmek, onun için bir tutkuya dönüşür.