Kitap hakkında
İtfaiyeci Guy Montag, günlük rutininde hiçbir sorun görmüyordu. Görevi, yangın söndürmek değil, ateşe vermekti; özellikle de yasaklı nesneleri: kitapları. Televizyon ekranlarının hüküm sürdüğü bu distopik dünyada, yazılı sözcükler tehlikeli addediliyor, yakılıp yok ediliyordu. Montag’ın hayatı, sıradan ve sorgusuzdu; evinde, tüm zamanını duvar büyüklüğündeki ekranlarla geçiren eşi Mildred’la birlikte, monoton bir döngü içinde sürüp gidiyordu.
Ta ki komşusu Clarisse’le karşılaşana dek. Onun meraklı bakışları, Montag’ın zihninde ilk kez bir çatlak oluşturdu. Kitapların içinde ne vardı? Neden bu kadar korkuluyordu onlardan? Bu sorular, Montag’ı derin bir sorgulamaya sürükledi. Artık her şey farklı görünüyordu: işi, evi, hatta kendisi. Peki, gerçeği öğrendikten sonra bu karanlık düzende nasıl yaşayacaktı? Ya da yaşayabilecek miydi?
Sözcüklerin gücünü keşfeden bir adamın, özgürlüğe uzanan zorlu yolculuğu....
Ta ki komşusu Clarisse’le karşılaşana dek. Onun meraklı bakışları, Montag’ın zihninde ilk kez bir çatlak oluşturdu. Kitapların içinde ne vardı? Neden bu kadar korkuluyordu onlardan? Bu sorular, Montag’ı derin bir sorgulamaya sürükledi. Artık her şey farklı görünüyordu: işi, evi, hatta kendisi. Peki, gerçeği öğrendikten sonra bu karanlık düzende nasıl yaşayacaktı? Ya da yaşayabilecek miydi?
Sözcüklerin gücünü keşfeden bir adamın, özgürlüğe uzanan zorlu yolculuğu....