Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRRumeli’de Hazan MevsimiMehmet Necati Demircan

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Rumeli’de Hazan Mevsimi PDF Ekitap İndir

Mehmet Necati Demircan · Yazar

En güzel gökyüzünün altında en güzel yeryüzünde yaşıyoruz. Bu muhteşem coğrafyada yaşamanın bir bedeli var ve bu bedeli yüzyıllardır ödüyoruz. Yüz yıl önce yaşanış hazin bir dönem anlatılıyor bu romanda. Balkan Savaşı’nın hüzünlü hatıralarını dedelerimizden di...

Sayfa
508
Kategori
Roman
Yayın tarihi
2016-01-13
Yayınevi
AKÇAĞ YAYINLARI
ISBN
9786053422563
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Roman ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

En güzel gökyüzünün altında en güzel yeryüzünde yaşıyoruz. Bu muhteşem coğrafyada yaşamanın bir bedeli var ve bu bedeli yüzyıllardır ödüyoruz. Yüz yıl önce yaşanış hazin bir dönem anlatılıyor bu romanda. Balkan Savaşı’nın hüzünlü hatıralarını dedelerimizden dinleyerek büyümüş bir nesiliz. Bu romanda Rumeli’de yüzyıllarca Osmanlı idaresinde, Osmanlı coğrafyasının en güzel topraklarında kardeşçe yaşayan halkların Osmanlıya karşı nasıl kışkırtıldığı, nasıl silahlandırıldığı ve Rumeli’nin kaynayan bir kazana dönüştürüldüğü anlatılmaktadır. Bu kötü gidişin sorumlusu olarak istibdat idaresini gören Osmanlı aydınları kurtuluş için bir araya gelerek gizli bir teşkilat olan İttihat ve Terakki Cemiyetini kurdular. İttihatçılar, İstibdat idaresine son verilince ülkede sağlanan özgür ortamda her şeyin güllük gülistanlık olacağını düşündüler. Meşrutiyetin ilanı için 1908’de Resneli Niyazi Bey ve Enver Bey dağa çıktılar. Arkalarında büyük halk desteği bulan İttihatçılar II. Meşrutiyetin ilanını sağladılar. Meşrutiyetle birlikte hürriyetin sihirli değneği hayatlarına dokunacak bütün sorunlar çözülüverecekti fakat olmadı. Meşrutiyetin getirdiği haklarla ülkedeki azınlıklar daha iyi teşkilatlandılar, silahlandılar. Zaman geldi, Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ, Osmanlı Devletine savaş açtı. Osmanlı ordusu hazırlıksızdı, ülke ekonomisi perişandı. Balkanlardaki ağır silahlar daha önceden Yemen Cephesine gönderilmişti. Ordunun büyük bir kısmı terhis edilmişti. Büyük bir hezimet yaşandı. İttihatçıların doğup büyüdükleri topraklar iki ay içinde kaybedilmişti. Bulgar ordusu Çatalca önlerindeydi. Üstüne üstlük bir de kolera… Bütün bunlar yaşanırken İstanbul’da iktidar oyunları, entrikalar, ihanetler… Aç, perişan, gururu kırılmış çaresiz ve umutsuz bir halk… Yüz yıl sonra oyuncular değişmiş ama senaryo aynı…
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗