Kitap hakkında
Uykunun derinliklerinde zihnimizin gizemli koridorlarında dolaşan imgeler, kimi zaman bir anı, kimi zaman bir korku, kimi zamansa gerçeküstü bir yolculuk olarak karşımıza çıkar. "Rüya" kelimesi, Arapça kökenli "ru’yet"ten türeyerek "görmek" eylemini çağrıştırırken, "düş" sözcüğü ise düşünmenin izlerini taşır. Her gece, bilinçaltımızın tuvaline yansıyan bu renkli tablolar, mantığın sınırlarını zorlar; zaman ve mekanın esnekleştiği, kişilerin bir anda dönüşüme uğradığı, gerçekle hayalin iç içe geçtiği bir evrendir rüyalar.
Kimileri uyandığında bu gizemli yolculuğu hatırlamasa da, aslında herkesin zihni bu görsel şölene tanıklık eder. Rüyalar, öykü anlatımının kurallarını hiçe sayar; bir anda hem izleyen hem de izlenen olabilir, aynı anda iki farklı yerde bulunabilirsiniz. Bir yüz, aynı anda hem tanıdık hem yabancı görünebilir; sıra sıra askerler, bir anda dallanıp budaklanan ağaçlara dönüşebilir. Mantık.
Kimileri uyandığında bu gizemli yolculuğu hatırlamasa da, aslında herkesin zihni bu görsel şölene tanıklık eder. Rüyalar, öykü anlatımının kurallarını hiçe sayar; bir anda hem izleyen hem de izlenen olabilir, aynı anda iki farklı yerde bulunabilirsiniz. Bir yüz, aynı anda hem tanıdık hem yabancı görünebilir; sıra sıra askerler, bir anda dallanıp budaklanan ağaçlara dönüşebilir. Mantık.