Kitap hakkında
Hatice Aray’ın kaleminden çıkan bu eser, Türkiye’nin aydınlanma serüveninde önemli bir dönüm noktası olan Köy Enstitüleri’ne ve özellikle Düziçi’ndeki uygulamalara odaklanıyor. Yazar, "iş içinde eğitim" felsefesinin nasıl hayata geçirildiğini, üretimle yoğrulan bir öğrenme sürecinin izlerini sürerken, iki idealist gencin yaşam yolculuğunu da ustalıkla aktarıyor. 1940’lardan 1954’e uzanan bu kısa ama yoğun dönem, sadece eğitim tarihimizin değil, toplumsal dönüşümün de bir aynası niteliğinde.
Kitap, Köy Enstitüleri’nin özgürlük, sorumluluk ve eşitlik ilkeleriyle şekillenen dünyasını anlatırken, o yılların siyasi ve kültürel atmosferini de gözler önüne seriyor. Atatürk’ün "Bir milletin yarısı zincirliyken diğer yarısı göklere yükselemez" sözlerinin somut karşılığı olan bu kurumlar, üretmeden tüketmenin reddedildiği bir anlayışla donatılmıştı. Aray, bu mirası incelerken, okurun da o dönemin heyecanına ortak.
Kitap, Köy Enstitüleri’nin özgürlük, sorumluluk ve eşitlik ilkeleriyle şekillenen dünyasını anlatırken, o yılların siyasi ve kültürel atmosferini de gözler önüne seriyor. Atatürk’ün "Bir milletin yarısı zincirliyken diğer yarısı göklere yükselemez" sözlerinin somut karşılığı olan bu kurumlar, üretmeden tüketmenin reddedildiği bir anlayışla donatılmıştı. Aray, bu mirası incelerken, okurun da o dönemin heyecanına ortak.