Kitap hakkında
Zamanın acımasız akışında, farkında olduğumuz ama kabullenmekte zorlandığımız bir gerçeğin peşindeyiz hep. Her gün biraz daha soluyor, her an biraz daha eriyoruz; yaşlanmanın, yalnızlaşmanın ağırlığı omuzlarımızda. Birbirimizden uzaklaştıkça, aramızdaki mesafe sadece coğrafi değil, duygusal bir uçuruma dönüşüyor. Eksikliklerimiz, yetersizliklerimiz zamanla örtülüyor, unutuluyor ya da umursanmıyor artık. Kendimizi tüketsek de, birbirimize yaklaşsak da, aslında farkında olmadan sona doğru adım adım ilerliyoruz. İlişkilerimizdeki samimiyet yerini sessizliğe, anlamsızlığa bırakırken, farkında olmadan kaybettiğimiz şeyin ta kendisi oluyoruz. Bu kısa ama derinlikli metin, hayatın kırılgan dokusunu ve insanın içine düştüğü yalnızlığı, sade bir dille ama etkileyici bir üslupla gözler önüne seriyor.