Kitap hakkında
Lale Devri’nin renkli ve çalkantılı günlerinde, denizlerin ötesinden Osmanlı topraklarına adım atan bir gemicinin gözünden İstanbul’un büyülü dünyası canlanıyor. Yenilikçi ruhu ve yurtsever kimliğiyle öne çıkan bu denizci, dönemin saray entrikalarından sokak hayatına, savaş meydanlarından sanat meclislerine kadar uzanan geniş bir panorama sunuyor. Yazar, ustaca örülmüş bir kurguyla, Osmanlı’nın yönetim biçimini, vergi sistemini, eğitim düzenini ve sosyal yapısını, dönemin atmosferini hissettirerek aktarıyor. Lalelerin tutkuya dönüştüğü, debdebenin gölgesinde halkın özlemlerinin kaynaştığı bu dönemde, sınırlı değişim çabaları ve direnişler de unutulmuyor. Okuyucu, sayfalar arasında adeta bir zaman makinesine binerek, merakla karışık bir tarih yolculuğuna çıkıyor; geçmişin izlerini sürerken bugüne dair düşüncelere dalıyor.