Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRSaflanma SanatıSeyhan Keserci

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Saflanma Sanatı PDF Ekitap İndir

Seyhan Keserci · Yazar

Çok sonraları anladı; dünyayı, perdeleri açarak değil pencereleri kırarak görmek gerekiyordu. Hali hazırda acı yokken annesinin resimli altın günü tarifleri kitabından çokça malzeme toplayıp açlığını dindirecek şiirler yazdı kendine. Akşamdan kalma çay vardı k...

Sayfa
141
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
HALK EDEBİYATI DERGİSİ YAYINLARI
ISBN
9786058250413
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Çok sonraları anladı; dünyayı, perdeleri açarak değil pencereleri kırarak görmek gerekiyordu. Hali hazırda acı yokken annesinin resimli altın günü tarifleri kitabından çokça malzeme toplayıp açlığını dindirecek şiirler yazdı kendine. Akşamdan kalma çay vardı kahvaltısında, boşuna saklamıştı yalnızlığını ve yalnızlığın en kötü yanı annesinin yaptığı kurabiyelerin olmamasıydı. Yedi dalda, yedi farklı çiçek, yedi günde, yedisi birden açtığında muhteşem bir hikâye başlayacaktı, biliyordu. Bunun için oturup yarım kalmış hikâyelerin hepsine bir son yazdı ve onu ilk gördüğünde, tüm sonlar başlangıcı oldu. Birlikte büyük laflar ettiler büyük lokmalarda. “Bir de ben senin ciğerini biliyorum Biliyorum da ciğerini seviyorum Kızamıyorum.” mısralarıyla sonlanıyordu tüm kavgaları. Kuru gürültülerde kaybettiği pabuçlarından kendisi sorumluydu, farkındaydı. Yatsıya kadar büyük bir yalan bulup getirebilseydi dilek şart kipinde yazılmayacaktı bu hikaye. Ki son deminde tadını alamadan yaşanıp bitti bu sevda, silindi adamın ayak izleri sokaktan ve askıda kaldı ceketi, yalnız, sarhoş... Oysa cebindeki bütün zamanını verebilseydi adam, kurabiye yapmayı öğrenecekti şaire, adamın karnı doyacaktı, onun hayalleri... Zamanla giden yolcu peronlarındaki sızıları toplayıp arabesk dostlar edindi kendine. Tuza müptela açık yaralarını saramadılar ama birlikte dünyayı kurtaracak güzel sloganlar buldular, çünkü “bütün aşıklar sazlarını kırmalıydı ördekler için.” Hata değil olsa olsa suçtu yaptıkları, dağıldılar. Ne hali varsa gördü şaire. Anneannesinin üç yıl önceki bayramdan kalma şekerleri gibi, öylece duruyordu hayat karşısında. Kızdı şaire, küstü ve nihayetinde en sevdiği şiirin içine saklanıp, sobelenmeyi bekler oldu. Bu kitapta sizinle saklambaç oynamaya niyetlenmiş biri var ve onun şiirlerini anlatmak için tek bir şiir yetmez. “Bir nisan akşamında yağmuru özlemek gibi, Uyku gibi, Annemin çorbası gibi. Bir de sabah uyanıp da Daha erken deyip tekrar rüya görmek gibi…”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗