Kitap hakkında
Stefan Zweig’ın bu üç öyküsü, insanın kırılganlığını ve zamanın acımasız akışını ustaca işliyor. *Sahaf Mendel*, Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde, Viyana’nın unutulmuş bir köşesinde kitaplara tutkuyla bağlı yaşlı bir sahafın hikâyesini anlatır. Kafe Gluck’un müdavimi olan Mendel, savaşın yıkımıyla eski dünyanın nasıl yok olduğunu, kendi hayatının da bu çöküşten nasibini nasıl aldığını sessiz bir hüzünle gözler önüne serer. Onun yokluğu, masasında bıraktığı boşluk kadar derin ve anlamlıdır.
*Görünmez Koleksiyon* ise kör bir koleksiyoncunun trajik yanılsamasını konu alır. Ailesi, zor günlerde değerli eserleri satıp yerine değersiz kâğıtlar koyarken, o hâlâ dokunduğu her yaprağın bir zamanlar sahip olduğu değeri hissetmeye devam eder. Gerçeği bilmeden, yok olmuş bir koleksiyonun hayalini yaşar; her bir eseri, hafızasında canlı tuttuğu detaylarla anlatır. Bu bağlılık, acı bir ironiyle, insanın.
*Görünmez Koleksiyon* ise kör bir koleksiyoncunun trajik yanılsamasını konu alır. Ailesi, zor günlerde değerli eserleri satıp yerine değersiz kâğıtlar koyarken, o hâlâ dokunduğu her yaprağın bir zamanlar sahip olduğu değeri hissetmeye devam eder. Gerçeği bilmeden, yok olmuş bir koleksiyonun hayalini yaşar; her bir eseri, hafızasında canlı tuttuğu detaylarla anlatır. Bu bağlılık, acı bir ironiyle, insanın.