Kitap hakkında
Mevlana’nın o bilinen dizesi, "Yeni sözler söylemek gerek" derken aslında çok daha derin bir gerçeğe işaret eder: Sözler eskidiğinde, anlamlar da tükenir. Dünü kuşatan kelimeler bugüne yetmez olduğunda, emekle yoğrulmuş düşünceler, sancılı gecelerin ürünü olan fikirler bir anda geçersizleşir. Bu yalnızca hafızanın silinmesi değil, aynı zamanda inkârın ta kendisidir. Yaralarımızın acısını bile fark edemeyecek kadar körleşmişiz belki de. Bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyoruz; kelimelerimizi tüketen ellerin farkındayız. Ama asıl trajedi, umut bağladığımız eski sözlerin, anlamların ve düşlerin çoktan işlevini yitirmiş olması. Eskimiş olan sadece kelimeler değil, onlarla birlikte taşıdıkları her şey. Bu boşluğun farkında mıyız gerçekten?