Kitap hakkında
Şeyma Kısakürek’in ilk romanı *Saklambaç*, okurunu pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp hikâyenin tam ortasına çekiyor. Anlatı, adeta bir oyun alanı gibi kurgulanmış: Başlangıçta duyulan basit bir kural, "Elma dersem çık, armut dersem çıkma!" tüm okuma deneyimini şekillendiriyor. Bu kuralı unutmak, romanın labirentinde kaybolmak demek.
Kısakürek, modern insanın duygusal körlüğünü ve sürekli tatminsizliğini, kurmacanın sınırlarını zorlayarak ele alıyor. Sayfalar ilerledikçe, okur da hikâyenin bir parçası haline geliyor; metinle diyalog kuruyor, seçimler yapıyor ve sonunda kendini sorguluyor. *Saklambaç*, sadece bir roman değil, okuru aktif bir katılımcıya dönüştüren bir deneyim sunuyor.
Kısakürek, modern insanın duygusal körlüğünü ve sürekli tatminsizliğini, kurmacanın sınırlarını zorlayarak ele alıyor. Sayfalar ilerledikçe, okur da hikâyenin bir parçası haline geliyor; metinle diyalog kuruyor, seçimler yapıyor ve sonunda kendini sorguluyor. *Saklambaç*, sadece bir roman değil, okuru aktif bir katılımcıya dönüştüren bir deneyim sunuyor.