Kitap hakkında
Çocukluğun o bildik heyecanı, sayarken gözleri kapalı, nefesler tutulmuş bekleyiş... Artık kimse saklambaç oynamıyor. Onar onar sayılan o yüz saniye, şimdi bir ömre sığdırılmaya çalışılan anılar gibi gelip geçiyor. Kırk, elli, altmış, yetmiş derken, geride kalanlar mutluluk diye adlandırılıyor; seksen, doksan, yüzde ise yalnızlık. Her şey bir anda "sobe" oluyor işte. Peki ya yeniden âşık olmak? Belki de artık mümkün değil. Kenan Kayıkçı’nın *Saklambaşk*’ında, unutulmuş bir oyunun izleriyle kaybolan zamanın peşine düşüyoruz. Seksen sayfalık bu kısa ama derin yolculuk, geçmişin gölgeleriyle yüzleşirken, bugünün boşluğunu da hissettiriyor.