Kitap hakkında
Havva Şermet’in *Sakura Çiçeği*, okurunu sessiz bir yolculuğa çıkarıyor. Japonya’nın ıslak sokaklarında dolaşan bir kadının hikâyesi, zamanla nasıl da kendi içine doğru kıvrılıyor. Her satırda, geçmişin gölgesiyle hesaplaşan bir ruhun titreşimleri hissediliyor. Anılar, tıpkı baharda açan kiraz çiçekleri gibi, hem narin hem de dayanıklı; solarken bile iz bırakıyor.
Yazar, kahramanının yalnızlığını öyle bir dille anlatıyor ki, okuyan da kendini bir köşede, camdan dışarıya bakarken buluyor. Hayatın küçük ayrıntıları, bir fincan çayın buharı, eski bir şarkının nakaratı, her biri anlam yüklenerek geri dönüyor. *Sakura Çiçeği*, kaybolmanın değil, bulmanın hikâyesi aslında. Unutulmuş duyguların peşinde, yavaş adımlarla ilerleyen bir anlatı.
272 sayfada, kelimeler bazen ağırlaşıyor, bazen uçup gidiyor. Ama her sayfa, bir şeyleri değiştirme gücünü taşıyor. Panu Kitap’tan çıkan bu eser, edebiyatın o ince.
Yazar, kahramanının yalnızlığını öyle bir dille anlatıyor ki, okuyan da kendini bir köşede, camdan dışarıya bakarken buluyor. Hayatın küçük ayrıntıları, bir fincan çayın buharı, eski bir şarkının nakaratı, her biri anlam yüklenerek geri dönüyor. *Sakura Çiçeği*, kaybolmanın değil, bulmanın hikâyesi aslında. Unutulmuş duyguların peşinde, yavaş adımlarla ilerleyen bir anlatı.
272 sayfada, kelimeler bazen ağırlaşıyor, bazen uçup gidiyor. Ama her sayfa, bir şeyleri değiştirme gücünü taşıyor. Panu Kitap’tan çıkan bu eser, edebiyatın o ince.