Kitap hakkında
Osmanlı padişahı II. Murad’ın buyruğuyla kaleme alınan *Tevârîh-i Âl-i Selçuk*, Yazıcızade Ali’nin elinde Türk tarihinin köklerine uzanan bir yolculuğa dönüşür. Eserin ilk bölümü, Oğuz Han’ın destansı yaşamını merkeze alır: doğumu, evlilikleri, soyunun dallanıp budaklanışı ve Türk boylarının dünyaya yayılışı. Anadolu’dan Orta Asya’ya uzanan coğrafyada yaşayan Türklerin atası kabul edilen Oğuz Han, bu anlatıda sadece bir hükümdar değil, aynı zamanda bir kültürün ve törenin kurucusudur.
Yazıcızade, Türklerin soyunu Hz. Nuh’un oğlu Yafes’e dayandırarak başlar hikâyeye. Yafes’in torunları, Türkistan’da çoğalarak farklı boylara ayrılır; her biri zamanla ayrı bir kimlik kazanır. İslam öncesi dönemde Oğuzların dış görünüş ve dil bakımından Moğollara yakın olduğu belirtilirken, İslam’la birlikte bu toplulukların inanç ve geleneklerinde köklü bir değişim yaşanır. Oğuz Han, bu anlatıda Allah’a iman etmiş bir lider.
Yazıcızade, Türklerin soyunu Hz. Nuh’un oğlu Yafes’e dayandırarak başlar hikâyeye. Yafes’in torunları, Türkistan’da çoğalarak farklı boylara ayrılır; her biri zamanla ayrı bir kimlik kazanır. İslam öncesi dönemde Oğuzların dış görünüş ve dil bakımından Moğollara yakın olduğu belirtilirken, İslam’la birlikte bu toplulukların inanç ve geleneklerinde köklü bir değişim yaşanır. Oğuz Han, bu anlatıda Allah’a iman etmiş bir lider.