Kitap hakkında
Yazmak, onun için bir görevden öte ilahi bir çağrıydı; kalemini kâğıda her dokunuşunda bu sorumluluğun bilinciyle hareket ederdi. Eserlerini tamamladıktan sonra onlara duyduğu ilgi, yazma sürecinin bitmesiyle sona ererdi. Yazdıklarını temize çekip bir kenara koymak, onun için yeterliydi; gerisi –basım, düzeltme, dağıtım– angarya gibi gelirdi. Bu yüzden ömrü boyunca pek çok yazısı, dosyalar içinde unutulup kaldı. Hatta kimseye bahsetmediği, adını bile anmadığı metinler, sessizce beklemeye devam etti. Yazmak, onun için bir ibadet gibiydi; ama yazılanın peşine düşmek, o kutsal eylemi gölgeleyecek bir yükten başka bir şey değildi.