Kitap hakkında
Toprağa kök salmış yaşlı çınarlar gibi, Sara da, Elif de, Feride de, Necla da bir gün yurtlarından sökülüp atıldılar. Ayrılık acısı, her biri için farklı bir yüzle geldi; kimine sessiz bir hıçkırık, kimine içten içe kanayan bir yara oldu. Paranın esiri olmuş bir adamın hoyrat ellerinde yaralanan çocuk bedenlerinin çığlıkları, buz gibi otobüs koltuklarında sabaha kadar uyanık kalan gözlerin yaşlarıyla karıştı. Hayatın savurduğu bu insanlar, açlıkla, yalnızlıkla boğuşurken bile sevmeye doymamış yüreklerini taşımaya devam ettiler. Sara’nın hikâyesi, Karavartan’daki evinden kopup Beykoz’un gösterişli sokaklarına, oradan da Beyoğlu’nun arka mahallelerine uzanan bir mücadeleyle örülü. Geride bıraktığı kocası ve küçük kızıyla vedalaşmanın acısını, ekmek parası için verdiği amansız savaşla harmanlayan bir yolculuk bu. Kimi zaman umutsuzluğa kapılsa da, hayata tutunmanın bir yolunu bulmaya çalışanların öyküsü.