Kitap hakkında
Toprak kokusu, güneşin altın rengiyle buluştuğu anlar, bir evin sessizliğinde yankılanan günlük hayatın izleri... Osman Hakan’ın *Sarı Ekin*’i, sıradan görünen nesnelerin ardındaki derin anlamı yakalıyor. Bir süpürgenin tozları, yıpranmış terliklerin izleri, sofraya konan yufka ekmeğin kokusu; her biri zamanın akışına direnmeye çalışan küçük anılar gibi. Kitap, sayılı günlerin, bitmek bilmeyen bekleyişlerin ve unutulmaz lezzetlerin peşinde, insanın içine işleyen bir sıcaklıkla ilerliyor. Her satır, geçip giden ömrün kıymetini hatırlatıyor; bir avuç peynirin, bir dilim ekmeğin bile nasıl büyük bir ateşe dönüşebileceğini gösteriyor. Sözcükler, tıpkı sarı ekin tarlalarında dans eden rüzgâr gibi, hafif ama etkileyici bir dokunuşla akıyor.