Kitap hakkında
Savaşın gölgesinde, bir nehrin kıyısında açan tek bir karanfil kadar narin bir hikâye... Ömer Fatih Andı, *Şark Köşesi*’nde, mütarekenin sessizliğini bozan bir anı, düşen bir askerin ardından geride kalanları anlatıyor. Yüz elli sayfaya sığdırdığı bu kısa ama derinlikli romanda, savaşın yarattığı boşlukta kaybolan umutlar, su yüzeyinde titreşen yansımalar gibi okurun zihnine düşüyor.
Andı, basit gibi görünen bir sahneyle başlıyor: atından inen bir nefer, suyun kenarındaki çiçeğe uzanıyor. Ancak bu küçük hareket, aslında büyük bir kırılmanın habercisi. Savaşın bitişiyle başlayan yeni bir belirsizlik, karakterlerin iç hesaplaşmalarında yankılanıyor. Yazar, sözcükleri özenle seçerek, okuru hem zamanın hem de mekânın ötesine taşıyor; bir anı, bir duyguyu, bir kaybı tüm çıplaklığıyla gösteriyor.
Kısa ama etkileyici bir yolculuk sunan *Şark Köşesi*, savaşın ardından gelen sessizlikte kaybolan sesleri duyurmak.
Andı, basit gibi görünen bir sahneyle başlıyor: atından inen bir nefer, suyun kenarındaki çiçeğe uzanıyor. Ancak bu küçük hareket, aslında büyük bir kırılmanın habercisi. Savaşın bitişiyle başlayan yeni bir belirsizlik, karakterlerin iç hesaplaşmalarında yankılanıyor. Yazar, sözcükleri özenle seçerek, okuru hem zamanın hem de mekânın ötesine taşıyor; bir anı, bir duyguyu, bir kaybı tüm çıplaklığıyla gösteriyor.
Kısa ama etkileyici bir yolculuk sunan *Şark Köşesi*, savaşın ardından gelen sessizlikte kaybolan sesleri duyurmak.