Kitap hakkında
Günümüz dünyasında, çok kutuplu güç dengelerinin yarattığı gerilimler, çatışmalar ve savaşlar medyada sıkça yer buluyor. Soğuk Savaş’ın resmi olarak sona erdiği söylense de, kurumları, ittifakları ve nüfuz alanlarıyla etkisi hâlâ sürüyor. Hatta bu yeni dönem, adeta bir *Yeni Soğuk Savaş* olarak karşımıza çıkıyor. Peki, medya bu süreçte nasıl bir rol oynuyor? Hangi haberler, hangi sıklıkta ve nasıl bir dille sunuluyor?
Bu kitap, çıkarların ve jeopolitik hedeflerin ideolojik kılıflara büründüğü bir dünyada, medyanın tutumunu mercek altına alıyor. Özellikle Türkiye’nin bu yeni düzendeki konumunu irdeleyerek, karşılıklı suçlamaların, restleşmelerin ve çatışmaların fitilini ateşleyen tarafların haber ritimlerini karşılaştırıyor. Farklı blokları temsil eden yayın organlarının sunduğu içerikler, ritimanaliz yöntemiyle inceleniyor. Böylece, tekrara dayalı propagandanın mikro düzeyde nasıl işlediği de gözler önüne.
Bu kitap, çıkarların ve jeopolitik hedeflerin ideolojik kılıflara büründüğü bir dünyada, medyanın tutumunu mercek altına alıyor. Özellikle Türkiye’nin bu yeni düzendeki konumunu irdeleyerek, karşılıklı suçlamaların, restleşmelerin ve çatışmaların fitilini ateşleyen tarafların haber ritimlerini karşılaştırıyor. Farklı blokları temsil eden yayın organlarının sunduğu içerikler, ritimanaliz yöntemiyle inceleniyor. Böylece, tekrara dayalı propagandanın mikro düzeyde nasıl işlediği de gözler önüne.