Kitap hakkında
Maksim Gorki, 1895’te gazetelerde yazmaya başladığında, kalemiyle çarlık yönetimine karşı sesini yükseltmesi kısa sürede dikkat çekti. Eleştirileri yüzünden üç kez hapse giren yazarın öyküleri, dönemin saygın yayın organlarında yer buldu ve edebiyat çevrelerinde beğeni topladı. 1901’de Çehov’la, bir yıl sonra Lenin’le kurduğu dostluklar, yaşamı boyunca sürecek derin bağlara dönüştü. 1905’te Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ne katılan Gorki, 1906’da Amerika, İtalya ve Almanya’yı ziyaret ettiği yıllarda kaleme aldığı *Ana* romanıyla uluslararası üne kavuştu.
Bu kitap, Gorki’nin 1897 ile 1911 arasındaki öykülerini bir araya getiriyor. Çarlık Rusya’sının son büyük edebiyatçısının satırlarında, yaklaşan devrimin izlerini sürmek mümkün. Ayşe Hacıhasanoğlu’nun çevirisiyle Türkçeye kazandırılan bu öyküler, bir dönemin ruhunu ve değişimin kaçınılmazlığını gözler önüne seriyor.
Bu kitap, Gorki’nin 1897 ile 1911 arasındaki öykülerini bir araya getiriyor. Çarlık Rusya’sının son büyük edebiyatçısının satırlarında, yaklaşan devrimin izlerini sürmek mümkün. Ayşe Hacıhasanoğlu’nun çevirisiyle Türkçeye kazandırılan bu öyküler, bir dönemin ruhunu ve değişimin kaçınılmazlığını gözler önüne seriyor.