Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRŞeddeAli Hışıroğlu

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Şedde PDF Ekitap İndir

Ali Hışıroğlu · Yazar

Zamanın tükendiğini ve bu yüzden fazla zamanı olmadığını söyleyen Şedde’nin arka kapak yazısı, her şeyi özetleyen derinlikte. Ali Hışıroğlu, on ikinci ve son eseri olan “ŞEDDE” de törpülenmiş hayatların örnek bir anatomisini inşa ediyor. “Tut elimden, götür be...

Sayfa
272
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
GAYE GENÇ ADAM YAYINLARI
ISBN
9786056363801
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Zamanın tükendiğini ve bu yüzden fazla zamanı olmadığını söyleyen Şedde’nin arka kapak yazısı, her şeyi özetleyen derinlikte. Ali Hışıroğlu, on ikinci ve son eseri olan “ŞEDDE” de törpülenmiş hayatların örnek bir anatomisini inşa ediyor. “Tut elimden, götür beni. Kan ve gözyaşlarının çağlayan olduğu bu âlemden götür, çıkar beni.” Tütsülü ve gizemli cinayetlerin işlendiği bu kâinat yaşanası değil artık, onun için. Ardından bir alternatif önerisi daha geliyor: “Yahut gel seninle yeni bir ülke, bir yenidünya kuralım. Isırgan ve ayrık otlarının boğduğu bu bahçede gül yetişmez gayri, lale gelişmez… Bekleme boşuna.” Akıl mengenesini birkaç noktada kopacak kadar zorlayan yazar ŞEDDE ’nin kahramanı Cüneyt’e hem felsefi ve hem de bu toprakların aydın bir siması olarak kendi kendine, kendisnin muhasebesini yaptırıyor. Bu aslında sadece kendisiyle olup biten bir “muhasebe” değil, aynı zamanda içinde yaşadığı toplumunu da kıyasıya bir muhasebenin zirve noktasını taşıyor. “Bekleme boşuna. Bu şeddelenmiş hüznün iki ortağı olarak gidelim… Tut elimden, götür beni… Fazla vaktim yok.” Şedde, roman tekniği açısından da değişik bir yol ve tarz benimsemiş, bazen kahramanlar konuşturuluyor, bazen de yazar anlatıyor. Ayrıca romanın hadiseleri her ne kadar İstanbul merkezli gelişse de Akçaabat, İzmir, Konya, Bolu ve Samsun şehirlerine kadar uzanıyor. Damla damla tükenen yaşama tutkusunun kim bilir belki de son damlasında bu örselenmiş, sorgu odalarında hırpalanmış ve yıpranmış bu hayattan yeni, taze ve pürüzsüz yeni bir hayatın kapısını aralıyor. Bir tasavvuf büyüğünün postunda iliştiği bu yeni hayat aynı zamanda kahramana “varlığın” da oluş sırrını fısıldıyor. Çağdaş toplumların ve cemiyet düzenlerinin bitmeyen bir kargaşa şeklinde ivme kazanarak baş döndüren bir hız kazanması ve bu korkunç girdapta insan denilen zavallı yaratığın türlü encamı karelerle resmediliyor.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗