Kitap hakkında
Babamla aramızda yıllardır süren sessiz bir hesaplaşma var: her güzel şey onun eseri, her yanlış benim suçum mu gerçekten? Oysa farkında değilim belki de, onu suçlarken bile onun gibi düşünüyorum, onun gibi davranıyorum. İnsan kendi kendini nasıl yargılar ki, eğer çevresinde suçlayacak birileri varsa? İyi ki de varlar zaten. Ama ya bir başkası, dışarıdan bakabilse bu ilişkiye? Hayır, terapist gözüyle değil, gerçekten anlamaya çalışan bir gözle. Korkma, ne sen beni duyacaksın ne ben seni. Bu satırlar sadece bizim değil artık; binlerce bakışın, binlerce düşüncenin, yüzlerce dilin parçası olacak. Ne sen duyacaksın ne ben. Var mısın?
Kırk dört yaşında sen, on beş yaşında çoktan geç kalmış ben – tek bir hayat, tek bir hikâye. Kazanan olmayacak sonunda. Ne sen haklı çıktığında böbürleneceksin, ne ben senin haklılığınla övüneceğim. Bu bir ders kitabı değil, sadece yaşanmış bir gerçeğin, içten bir itirafın peşinde.
Kırk dört yaşında sen, on beş yaşında çoktan geç kalmış ben – tek bir hayat, tek bir hikâye. Kazanan olmayacak sonunda. Ne sen haklı çıktığında böbürleneceksin, ne ben senin haklılığınla övüneceğim. Bu bir ders kitabı değil, sadece yaşanmış bir gerçeğin, içten bir itirafın peşinde.