Kitap hakkında
Muhammed Hüseyin Şehriyar’ın dizeleri, okuyan herkesi kendi hikâyesinin ortasına çeker. Sanki şair, yıllar öncesinden yazdığı satırlarda sizin geçmişinizi, yüreğinizdeki sızıları, unutamadığınız anları yakalamıştır. "Han Nene"yi okurken gözlerinizin dolmaması neredeyse imkânsız; geçmiş, bir anda canlanır gözlerinizin önünde. Ya da "Behçet Abad Hatırası"nda, sanki kendi mahallenizin tozlu yollarında yürür, tanıdık sesleri duyarsınız. Şehriyar, bizim duygularımızı, bizim sözcüklerimizle anlatır; bu yüzden de şiirleri hepimize aitmiş gibi gelir.
Azeri Türkçesiyle kaleme aldığı "Heyder Baba’ya Selam", yıllar geçse de tazeliğini korur. Her okunuşta yeni bir anlam, yeni bir his uyandırır. Farsça yazdığı dizeleri de aynı derinliği taşır; özellikle "Ali Ey Hüma-i Rahmet", İran’da dilden dile dolaşan bir eserdir. Arapça şiirleri ise az sayıda olsa da, onun çok yönlülüğünü gösterir. Şehriyar, adeta şiirin ta.
Azeri Türkçesiyle kaleme aldığı "Heyder Baba’ya Selam", yıllar geçse de tazeliğini korur. Her okunuşta yeni bir anlam, yeni bir his uyandırır. Farsça yazdığı dizeleri de aynı derinliği taşır; özellikle "Ali Ey Hüma-i Rahmet", İran’da dilden dile dolaşan bir eserdir. Arapça şiirleri ise az sayıda olsa da, onun çok yönlülüğünü gösterir. Şehriyar, adeta şiirin ta.