Kitap hakkında
İnan Eroğlu, bu kez okurlarını iki ayrı yolculuğa çıkarıyor: Biri "İnanolo’nun Serüvenleri", diğeri "Başka Öyküler". Daha önce *Tebiniyek*’te (2019) denediği o kendine has merak uyandırıcı anlatım, bu kitapta da karşımıza çıkıyor. Ancak bu kez öyküler daha yalın, daha akıcı; kimi zaman çocuksu bir masumiyetin, kimi zaman da hayatın acımasız gerçeklerinin peşinde. Simaîlo’nun top oynamaya çağırdığı ama utanarak geri çevirdiği an, Silê’nin saçlarını tarayışı, Şero’nun golünü kaçırmanın verdiği hüzün… Hepsi öyle canlı ki, sanki sokakta, mahallede, bir köşede yaşanıyor. Bir yandan Orhano’nun babasının arkadaşlarına katılma telaşı, diğer yandan "Keşke babam burada olsaydı da, şu eşeğin ipini çekseydik" diye geçen iç geçirişler. Dilsoz, gündelik hayatın içinden çekip aldığı bu anları, öyle bir dille sunuyor ki, her satırda hem bir tanıdıklık hem de bilinmezlik hissi bırakıyor.