Kitap hakkında
Çocukluğumuz, dağların eteğinde yeşeren bir masaldı; toprağın serinliği avuçlarımızda, taşların sıcaklığı yüreğimizdeydi. Ağaçlar çiçek açtığında biz de kanatlanır, kuşlarla birlikte gökyüzüne süzülürdük. Baharın kokusunu ilk biz alır, yağmurun gelişini müjdeleyen haberci olurduk. Ardından gökkuşağı, renkleriyle gülümserdi bize. Küçük bedenlerimizle koskoca dağların çocuklarıydık; yalnızlığı kalabalıkta yaşar, suskunluğumuzla yıldızları konuştururduk. Gözlerimizden dökülen her bakış, anlatılmamış hikâyelerdi. Güneşin altında boy atar, büyürdük; dünya, yüreğimizin sığdığı kadardı ancak. Geçmiş, zanla yoğrulmuş bir düş gibiydi, gelecek ise çocukluğumuzun yurdunda saklı bekliyordu.