Kitap hakkında
Elleri taşlı bir annenin doğurduğu çocuklar gibi, yenilgiler de insanı bilenir; her düşüş, yeni bir zaferin tohumlarını taşır. 1960’ların ortasında Küba, rüyalarına sızarken, bir yandan toprağa basmanın ağırlığını hisseder, bir yandan da uzaklarda açacak bir çiçeğin, olgunlaşacak bir meyvenin özlemiyle yürür. Karmaşık bir zihin, doğru bir duruşun peşinde; kederin içinden süzülen sözler, sessizliğin gürültüsünü fısıldar. Yüreğindeki fırtınayı, incecik bir yağmur damlasına, rüzgâra bırakmak ister gibi... Gözü arkada kalmadan, adım adım ilerlerken bile, geride bıraktığı izler unutulmaz. Kırılgan ama dirençli, hüzünlü ama umutlu; bu dizeler, kaybolan seslerin peşinde bir yolculuğa çağırıyor.