Kitap hakkında
Zürih’in kalabalık mahallelerinden birinde, Berta ve Amiri’nin gelişiyle hayat bulan bu öykü, aslında sessiz bir dönüşümün hikâyesi. İkisi de omuzlarında geçmişin izlerini taşıyarak geldiler buraya; kimi zaman anılarını paylaştılar, kimi zaman başkalarınınkini dinleyip kendi hayatlarına kattılar – bazen tatlı, bazen acı. Abdullah Dur’un ikinci romanı, pandeminin gölgesinde şekillenen bir aşkı anlatıyor: Karantina günlerinde aynı evde sıkışıp kalan İda ve Amiri, birbirlerini tanıdıkça aralarında beklenmedik bir yakınlık doğuyor. Yazar, sade ama etkileyici bir dille günlük yaşamın içinden çıkardığı bu ilişkiyi, karakterlerinin dünyaya, insana ve duygulara bakış açısıyla zenginleştiriyor. Her sayfada, sıradan görünen anların nasıl derinleştiğine tanık oluyorsunuz.