Kitap hakkında
Ahmet Gencal’in satırlarında, Richard’ın dudaklarından dökülen o yarım kalmış itiraf yankılanır: "Başladığım hiçbir şey tamamlanmıyor." Peki ya biz? Hangi sözcüklerle, hangi umutlarla yola çıkarız da sonunda hep bir boşlukla karşılaşırız? Parmaklarımız tuşlara dokunur, ama yazdıklarımızın gücü bir boşluk tuşundan öteye geçer mi? Küçük bir kız, ölü serçenin tüylerini okşarken huzuru bulur; oysa ölümün sessizliği bile bazen yaşamın gürültüsünden daha anlamlıdır. Aldom’a sorar yazar: Mutluluk gerçekten bir anın içinde mi gizlidir? Bir saniyelik ışık, yılların karanlığını silebilir mi? Saatlerin tik takları arasında kaybolan zaman, bazen en derin yalnızlığımızı da beraberinde götürür. Bu kitap, sessizliğin ağırlığını taşıyan kadınların, yarım kalan cümlelerin ve unutulmuş anların peşine düşüyor.