Kitap hakkında
15. ve 16. yüzyılın kanlı savaş meydanlarında, taht kavgalarının gölgesinde bir yolcu: Giovan Maria Angiolello. Otlukbeli’nin tozunu, Çaldıran’ın dumanını, Mercidabık’ın gürültüsünü soluyan bu gözü pek İtalyan, sadece bir seyirci değil; kimi zaman asker, kimi zaman tüccar, kimi zaman da elçi olarak olayların tam ortasında. Fatih Sultan Mehmed’in kararlılığını, Uzun Hasan’ın hırsını, Şah İsmail’in gizemini ve Şah Tahmasb’ın ihtişamını kendi gözleriyle görmüş bir adamın anlattıkları, tarihin tozlu sayfalarında kaybolan gerçekleri gün yüzüne çıkarıyor.
Angiolello’nun yanı sıra, adı bilinmeyen bir Venedikli tüccar ve Vincenzo D’Alessandri’nin kaleminden dökülenler, dönemin saray entrikalarını, halkın yaşadığı sevinci ve korkuyu, zaferlerin coşkusunu ve yenilgilerin acısını tüm çıplaklığıyla aktarıyor. Bu seyyahlar, sadece savaşların değil, Doğu’nun gizemli sokaklarında geçen hayatın da tanığı olmuş. Onların.
Angiolello’nun yanı sıra, adı bilinmeyen bir Venedikli tüccar ve Vincenzo D’Alessandri’nin kaleminden dökülenler, dönemin saray entrikalarını, halkın yaşadığı sevinci ve korkuyu, zaferlerin coşkusunu ve yenilgilerin acısını tüm çıplaklığıyla aktarıyor. Bu seyyahlar, sadece savaşların değil, Doğu’nun gizemli sokaklarında geçen hayatın da tanığı olmuş. Onların.