Kitap hakkında
Cemal Süreya’nın *Sıcak Nal*’ında sonbahar rüzgârları gibi hüzünlü bir hava eser. Telefonların ahizesinden taşan sesler, gözlerinde bozuk paraların yansıması, duvar saatlerinin takıntılı tik takları... Her şey, yaklaşan bir kaybın habercisi gibidir. Bu dizelerde şair, erken vedalaştığı dostları Edip Cansever ve Turgut Uyar’ı anar, türbeler arasında dolaşırken geçmişin izlerini sürer. "Yaşadım, Tanrım" diye fısıldadığı satırlarda hayatın muhasebesini yapar; her kelime, içindeki o derin melankoliyi taşır. Kısacık sayfalarında bile yoğun bir duygunun peşinden giden Süreya, okuru kendi hüznünün gölgesine davet eder.