Kitap hakkında
Kerbelâ’nın acısı yüzyıllardır yürekleri dağlar, Sıdkı Baba’nın dizeleri de bu derin hüznü kuşanır. Muharrem ayının matemli günlerinde, gökler bile yas tutarken, şairin kaleminden dökülen her mısra, İmam Hüseyin’in fedakârlığını ve sevenlerinin gözyaşlarını taşır. Kanlı gözyaşları, feryat eden dağlar, susuzluktan kavrulan masumlar... Sıdkı Baba, bu büyük acıyı sadece anmakla kalmaz, onunla birlikte yaşar; gönlündeki savaşları, bağrına taş basan annelerin çığlıklarını, şehitlerin ardında kalanların matemini dizelere döker.
Divan, Kerbelâ olayının üzerinden geçen asırlara rağmen tazeliğini koruyan bir ağıt niteliğinde. Hatice’nin, Fatıma’nın, Ali’nin yası, her satırda yeniden can bulurken, okuyanı da bu kutsal hüznün içine çeker. Kurbanlar kesilir, oruçlar tutulur, mallar feda edilir; çünkü bu, bir imanın, bir sevdanın ifadesidir. Sıdkı Baba, kendi göz pınarlarından akan kanlı yaşlarla, Kerbelâ’nın tozlu.
Divan, Kerbelâ olayının üzerinden geçen asırlara rağmen tazeliğini koruyan bir ağıt niteliğinde. Hatice’nin, Fatıma’nın, Ali’nin yası, her satırda yeniden can bulurken, okuyanı da bu kutsal hüznün içine çeker. Kurbanlar kesilir, oruçlar tutulur, mallar feda edilir; çünkü bu, bir imanın, bir sevdanın ifadesidir. Sıdkı Baba, kendi göz pınarlarından akan kanlı yaşlarla, Kerbelâ’nın tozlu.