Kitap hakkında
Edebiyat dünyasında sıkça duyulan bir soru var: Şiir gerçekten mi yok oluyor, yoksa sadece değişen zamanın yansıması mı bu? Seksen iki yıl önce *Ulus* gazetesinde açılan bir anket, bu tartışmayı yeniden alevlendirmişti. "Şiir ölüyor mu?" başlığı altında toplanan görüşler, dönemin önde gelen şairlerinin kaleminden dökülmüştü. Ahmet Kutsi Tecer’den Cahit Sıtkı Tarancı’ya, Orhan Veli’den Necip Fazıl’a kadar uzanan bir liste, şiirin kaderine dair farklı bakış açıları sunuyordu. Ankete katılan isimlerin seçimi bile başlı başına bir tartışma konusuydu: Neden bu şairler, neden bu soru? Cevaplar, şiirin sadece bir sanat formu olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir ayna olduğunu da gözler önüne seriyordu. Geçmişin bu ilginç belgesi, bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Şiir, ölmek bir yana, her defasında yeniden doğmanın bir yolunu bulmuyor mu?