Kitap hakkında
14. yüzyıl Anadolu’sunun düşünce ve dil coğrafyasında, Türkçenin kaderini değiştiren iki isim öne çıkar: Âşık Paşa ve oğlu Elvan Çelebi. Babası, Garipname’siyle Türkçeyi yalnızca bir iletişim aracı olmaktan çıkarıp edebiyatın yüce mertebesine taşıyan Âşık Paşa; oğul Elvan ise bu mirası devralarak, tasavvufun derin sırlarını halkın anlayacağı bir dille aktaran bir yol gösterici. Dönemlerinde Arapça ve Farsçanın gölgesinde kalan Türkçe, onların kaleminde hem ibadet dili hem de gönül dili haline gelir. Bu kitap, iki usta ismin hayatlarını, eserlerini ve Türk kültüründeki dönüştürücü etkilerini mercek altına alıyor. Âşık Paşa’nın "Türk dahi bilmez idi bu dilleri" dizeleriyle başlayan serüven, Elvan Çelebi’nin "Hurrema"sında yeni bir ufka açılıyor. Dilin, inancın ve sanatın kesiştiği bu yolculuk, Anadolu’nun ruhunu anlamak isteyenler için bir rehber niteliğinde.