Kitap hakkında
Londra, görkemli bir düğünün gölgesinde alev alev yanıyor. Prensin şaşaalı töreninden sonra sokaklar, isyanın ve öfkenin sesiyle inliyor. Chartist’lerin haykırışları, Oliver Twist’in açlığı, kentin taşlarına sinmiş; şimdi her şey ateşe dönüşüyor. Paris’te olduğu gibi, burada da anlamlar sarsılıyor, değerler yerinden oynuyor. Yıkıcılar, mülk sahiplerinin ve devletin temellerini sarsmak için var. Onların silahı, net ve keskin bir bilinç parçalayıcılığı.
Yıkmak, bu çağda insanın en yüce eylemi olabilir. Devlet, insanı ve doğayı sürekli ezer, nesneleri ruhsuzlaştırır, her şeyi kendi suretine dönüştürür. Peki, yıkan yıkılmaz mı? Sokaklara dökülen her asi, sadece devleti değil, kendini de yerle bir eder; daha ileri bir insan olabilmek için. Tarihi seyredenler değil, yıkanlar yazar. Yıkıcılık, insanın varoluşuyla birlikte doğdu ve onunla birlikte soluk alıp verecek.
İnsan, önündeki engelleri aşarak ilerler..
Yıkmak, bu çağda insanın en yüce eylemi olabilir. Devlet, insanı ve doğayı sürekli ezer, nesneleri ruhsuzlaştırır, her şeyi kendi suretine dönüştürür. Peki, yıkan yıkılmaz mı? Sokaklara dökülen her asi, sadece devleti değil, kendini de yerle bir eder; daha ileri bir insan olabilmek için. Tarihi seyredenler değil, yıkanlar yazar. Yıkıcılık, insanın varoluşuyla birlikte doğdu ve onunla birlikte soluk alıp verecek.
İnsan, önündeki engelleri aşarak ilerler..